Sana yazmalarım dışında sana yazmalarım;
Ve benim içimde iki ana yol açan dalgalanmaların
Hangi yöne sapacağımı şaşırtan bir yeniden doğuş mevcudiyetin...
En baştan kader, ilk nefes..
Ve sonraki alışlarda astımlık haller..
bi yerlerde bana ait küçük bi ağaç olmalı.gören oldu mu acaba?tek kişilik küçük bir ağaç.gölgesinde iki kişi ancak sarmaş dolaş durabilir.o da ben bi de o.
belki görmüşsünüzdür gövdesinde büyük harflerle yazar adımız.kıyamamış çok batırmamışızdır bıçağı ama izi kalmıştır muhakkak.
bi kenarından bakınca aşağısı uçurum bi kenarından bakınca uçsuz bucaksız tepeler..gidip göreniniz vardır belki,tek başına gölgesinde oturanınız,belki bi sigara yakanınız,belki sadece ağlayanınız..
kimbilir belki bi kaçınız uçurumuna atladınız.bi digerleriniz tepelerinde koşturdunuz.kiminiz farketmediniz bile orda bir ağaç olduğunu.
bana aitliğinden sormuyorum o küçük ağacı.belki sizlerden birileri büyütmüştür onu çoktan elleriyle,belki kurutmuştur densizleriniz.bana aitliğinden sormuyorum dedim ya ,herkes bi başka yaşatıyor aşkı şu dünyada.
ama haberi olan varsa şu küçük ağaçtan son zamanlarda benim için su versin ona.kuruduk kaldık gerçekliğimizde...kaldı ki geçtim sarmaşdolaşlığımızdan fikrimiz yaşasın en azından...öleceğiz aşksızlıktan!
kendimi nerelere sürüklüyorum böyle.hangi yeni bilinmez denizlere. o denizler ki coşturuyor içimi ,vurdukça dalgalarını kıyılarıma yanıyorum.okyanuslar yetmiyor söndürmeye.tanrım noluyorum böyle...
kuvvetle ihtimal deliriyorum
ha delirtiyorum bi yandan da
olsun nato mermerini alıp gitsin nato kafalar
başka evlere döşesinler sabitliklerini
benim evim durmaz öyle yerinde
çatısı renk değiştirir her yeni günde
laputa da benim evim, komşumdur tottoro severim
yok durmam ben giderim
bu manasızlıklardan....
durmadan darma duman dünya
faili de yok ya cinayetlerin ondan yalan dünya
aşkı kesip koynumuza sokuyorlar
yarım yaşıyoruz herşeyi şaşıyoruz sana dünya
şımarıklığıma veriyorum.herşey çocukca bi balon isteğinden kaynaklanıyor.ama işte ben de buyum.tam da çocukça olsun istiyorum herşey.aşk biz büyüdükçe büyür mü ki?ne zalimce bi aşkı büyütmek,ne kıyım...umarım o da anlıycak ve sevicek beni yeniden en çocuk hallerimden...
sırsak ,fısıldansak
başka başka rüyalarda birbaşkasının hayali olsak
ufka bakan herhangi bir gözün baktığında yaşıyoruz
bizim baktığımız ufukta o var
umutsak birbirimize güneşin aya döndüğü yerde
güzel olmalı dünya
güya
su gerek bana,
ölüm ihtiyar tanrıya inanmıyorlar
insan olasım gelmiyor orası aşikar
yudum yudum içiyorum suyu
başımın üstünde bi hale
kana kana içiyorum suyu
derimin üstünde bir iz
batıyor her yeni ivme
hep bir giz
kafiyelere takıntılıyım bu zamanlar
olmaz olası yalanlar
içimde bir har
yanar
durmadandarmaduman
Bir dönemeçteyim döndükçe karşıma çıkan
Doldurun kovalarınızı,camlardan aşağı başıma başıma atın sularınızı
Islağa temas etsin vücudum,yıldırımlar çarpsın kuruntularımı
Bir kalıba sokamadığım meymenetsiz varlığımı,kül edin,sarıp içinize çekin
Öğütüp saçmalamalarımı dumanı geri verin
O duman dolansın bir müddet hafif hafif
Meşrepe takılsın ,vals yapsın,döne döne varsın bucaksız uçlara
Uçlarda yaşasın duman,kırmızı ruj sürsün dudağına biraz öyle sürtsün
Sonra ucun olmadığını görsün,
Ucu kaçtımı ucun bir,ikiye varamadan hiçliği farketsin duman
Farkı toplasın kendiyle duman,hemen girsin içeri birinin burnundan
Burnu sürtmüş bunun sonunda desinler son diye bişey olmadığını bilmeyenler
Dönemecin başında dursun kız,gülsün burnunun kenarından
'sanırım sanık benim' sualsiz kişilerden bi sürü soru işittim. cevap veremedim.
'sanırım hüküm bana' gözleri üstüste binmişgillerden hükümler giydim.
'sanırım suçluyum ben' sakınamadım kendimi kendisizlerden.
benim infazım bana benden...